Türkiye'nin geri dönüşüm oranı hakkında birbirinden farklı rakamlar dolaşıyor. Bu farkın nereden geldiğini ve neden dikkatli okunması gerektiğini açıklıyoruz.
"Geri dönüşüm oranı" tek bir sayı gibi görünse de, kaynağa göre çok farklı rakamlarla karşılaşabilirsiniz. Bunun nedeni, farklı kurumların farklı şeyleri ölçmesi ve farklı terimler kullanmasıdır.
Resmi rakamlar ne diyor
Sıfır Atık Projesi kapsamında açıklanan verilere göre, Türkiye'de belediye atığı geri kazanım oranı 2017'de %13 iken 2024'te %36,08'e yükseldi; 2035 hedefi %60. Ayrıca 2025'te devreye giren Depozito Yönetim Sistemi (DYS), 0,1-3 litre aralığındaki cam, plastik ve alüminyum ambalajları kapsayarak yılda yaklaşık 25 milyar ambalajın geri kazanımını hedefliyor.
Sektör kaynakları neden farklı rakam veriyor
Bazı sektör değerlendirmeleri, Türkiye'nin gerçek "geri dönüşüm" oranını (atığın fiilen yeniden malzemeye dönüştürülme oranı) %11-12 civarında olarak işaret ediyor — dünya ortalamasının (~%20) altında bir seviye. Bu fark büyük ölçüde "geri kazanım" ile "geri dönüşüm" terimlerinin karıştırılmasından kaynaklanıyor: geri kazanım, atığın kaynağında ayrıştırılıp bir sisteme dahil edilmesini kapsayan geniş bir kategori; geri dönüşüm ise o atığın fiilen yeni bir ürüne dönüştürülmesini ifade eden daha dar bir metrik.
Bunun ambalaj kararlarınıza etkisi
Bir malzemeyi "geri dönüştürülebilir" olarak etiketlemek teknik olarak doğru olabilir, ama bu, o malzemenin sizin hedef pazarınızda gerçekten geri dönüştürüleceği anlamına gelmez. Ambalaj kararı verirken şunu sormak daha isabetli: "Bu ambalaj, ürünümün gideceği bölgede fiilen işlenebilecek bir altyapıya sahip mi?"
Tedarikçinize sorabileceğiniz sorular
Bu malzeme hangi ülkelerde/şehirlerde fiilen geri dönüştürülüyor? Geri dönüşüm oranı hangi kaynağa dayanıyor? Ürün karışık malzemeden mi yoksa tek malzemeden mi üretiliyor — karışık malzemeler genellikle ayrıştırma gerektirdiği için geri dönüşüm oranını düşürür.